Eskişehir’de bir gündüz bakımevinde 2 yaşındaki çocuğunun darp edildiğini iddia eden annenin suç duyurusu üzerine başlatılan hukuki süreç tamamlandı. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar verilirken, karara yapılan itiraz da reddedilerek süreç kesinleşti. Yaşanan gelişmelerin ardından kurum yönetimi ve kurum avukatı basın açıklaması yaparak hukuki sürece ve alınan kararlara ilişkin bilgilendirmede bulundu.
Ne Olmuştu?
Eskişehir’de bir anne, geçtiğimiz yıl Eylül Ayı'nda 2 yaşındaki çocuğunun özel bir kreşte şiddet gördüğü iddiasıyla savcılığa başvuruda bulundu. Çocuğunun eşyalarıyla kapının önüne bırakıldığını ve vücudunda morluklar tespit edildiğini belirten aile, darp raporu alarak kamera kayıtlarının incelenmesini ve kurum hakkında adli işlem yapılmasını talep etti. Sürecin her iki tarafça adli makamlara taşınmasının ardından başlatılan adli soruşturma kapsamında kamera kayıtları, belgeler ve teknik veriler incelendi. Yapılan değerlendirmelerin ardından Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi ve yapılan itirazın reddedilmesiyle adli süreç kesinleşti.
"Çocuğun Mahremiyetini Korumak Önceliğimiz Oldu"
Soruşturma sürecinin tamamlanmasının ardından açıklamalarda bulunan özel kreş ve gündüz bakımevi Kuruluş Müdürü Nisa Bilge Metin, süreç boyunca çocuğun mahremiyetini ve üstün yararını korumak amacıyla sessiz kaldıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Bizim için bir çocuğun mahremiyetini korumak, çocukların haklarını gözetmek ve onları kamuoyu önünde bir tartışmanın parçası hâline getirmemek; kurumumuzu savunmaktan, hakkımızı aramaktan ve bir tartışmanın merkezinde yer almaktan çok daha değerlidir. Çünkü bizler, bir eğitim kurumu ve öğretmenler olarak çocuklarımızın üstün yararını gözetmekteyiz. Süreç boyunca karşılıklı açıklamalar yapmayı ve kamuoyu önünde suçlamalarda bulunmayı tercih etmedik. Yetkili kurumların çalışmalarını tamamlamasını bekledik."

Marka İsmi Değişikliği ve Kurumsal İlkelere Dair Açıklama
Kurum isminde yaşanan değişikliğe de değinen Nisa Bilge Metin, Totsville olan marka adını resmiyette de kullanılan Minik Köy olarak değiştirdiklerini bildirdi. İsim değişikliğinin adli süreçten bağımsız bir markalaşma adımı olduğunu vurgulayan Metin, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Kurum ismimizin Türkçe olarak devam etmesinin markalaşma adımımız açısından çok daha değerli olduğuna ve yaklaşımımızı daha doğru bir şekilde yansıtacağına karar verdik. Bu isim değişikliğinin, bugün basına açıklama yapmamıza neden olan süreçten bağımsız bir markalaşma kararı olduğunu özellikle paylaşmak isterim. Kurulduğumuz ilk günden bu yana olduğu gibi bundan sonra da çocuklarımızın güvenliğini, mahremiyetini ve üstün yararını gözetmek, bedensel ve ruhsal gelişimlerini korumak bizlerin en temel sorumluluğudur."
"Tüm İddiaları Belgelerle ve Kamera Kayıtlarıyla Çürüttük"
Kurum Avukatı Hüseyin Akçar ise 16 Mart 2026 tarihinde başlayan adli sürecin Türkiye Cumhuriyeti yargısı nezdinde sonuçlandığını bildirdi. Güvenlik kameraları ve teknik raporlarla iddiaların asılsız olduğunun kanıtlandığını ifade eden Akçar, şunları kaydetti: "Basında devamlı yayılan haberler, çocuğun darp edildiği, mobbinge veya şiddete maruz kaldığı yönündeki söylemler gerek kurumumuzu gerekse müvekkillerimizi çok incitti ve yaraladı. Ama biz biliyorduk ki kurumumuz bünyesinde aldığımız bütün önlemler doğrultusunda hiçbir şekilde bir darp ve şiddet söz konusu değildi. Biz bunu belgelerle ve kamera kayıtlarıyla ortaya koyduk. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı ve bu karara yapılan itirazın reddi ile sonuçlanan süreç son derece önemlidir."

"Tazminat ve İftira Başvurusu Gündemdedir"
Bilirkişi incelemelerinde ekipmanlarda güvenlik eksikliği bulunmadığının netleştiğini hatırlatan Avukat Hüseyin Akçar, çocuğun üstün yararının korunması gerektiğine vurgu yaparak sözlerini şu şekilde tamamladı: "Yapılan bilirkişi incelemelerinde mevcut teknik veriler doğrultusunda ahşap platformda güvenlik eksikliklerinin bulunmadığı, bunun bir illiyet bağının olmayacağı savcılık tarafından çok net bir şekilde açıklanmıştır. Özel Minik Köy Gündüz Bakım Kreş Evi için yapılan bu haksız saldırı çok şükür ki Türkiye Cumhuriyeti yargısı kapsamında sonuca kavuşmuş ve kesinleşmiştir. Şimdi tabii ki kurum kendi içerisinde ilgili anneye karşı aynı zamanda tazminat hakkını kullanacak. Bunun yanında iftira suçunu oluşturmuş olması sebebiyle kurumumuz tarafından yapılacak iftira başvurusu da gündemdedir."