Milli Mücadele'nin en kritik dönüm noktalarından biri olan Büyük Taarruz'un ardından 2 Eylül 1922'de özgürlüğüne kavuşan Eskişehir, kurtuluşunun 104. yılını kutluyor. Kentin işgal yıllarından nihai zafere uzanan tarihsel yolculuğunu değerlendiren Anadolu Üniversitesi Cumhuriyet Tarihi Müzesi Müdürü Öğr. Gör. Dr. Burcu Çalıkuşu Aykanat, Eskişehir'in sadece askeri bir zaferin değil, azim ve üretimle yeniden inşa edilen bir cumhuriyet ivmesinin simgesi olduğunu vurguladı.
26 Ağustos 1922'de Kocatepe'den başlayan Büyük Taarruz ve 30 Ağustos'taki Dumlupınar Zaferi'nin ardından Türk ordusunun başlattığı büyük takip harekâtı, stratejik öneme sahip Eskişehir'in de 2 Eylül 1922'de 14 ay süren işgalden kurtulmasını sağladı. Kentin kurtuluşunun 104. yıl dönümü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Cumhuriyet Tarihi Müzesi Müdürü Öğr. Gör. Dr. Burcu Çalıkuşu Aykanat, Eskişehir'in Milli Mücadele dönemindeki tarihsel ve stratejik rolünü detaylarıyla aktardı.
İngiliz kuvvetlerinin Mondros Ateşkes Antlaşması sonrası demiryolu hattını denetlemek amacıyla 22 Ocak 1919'da şehri işgal ettiğini hatırlatan Aykanat, Mustafa Kemal Paşa liderliğinde başlayan örgütlenme ve 20. Kolordu'nun kararlı tutumu sayesinde İngilizlerin Mart 1920'de kenti terk etmek zorunda kaldığını belirtti. Bu gelişmeyle Temsil Heyeti'nin kontrolüne giren ve Milli Mücadele'nin ana ikmal üslerinden birine dönüşen Eskişehir, ardından Yunan ordusunun hedefi haline geldi.
I. ve II. İnönü zaferleriyle Yunan ilerleyişinin durdurulduğunu fakat Temmuz 1921'deki Kütahya-Eskişehir Savaşları sırasında Mustafa Kemal Paşa'nın Türk ordusunu imha olmaktan korumak amacıyla Sakarya'nın doğusuna çekme kararı aldığını belirten Aykanat, kentin 20 Temmuz 1921'de ikinci kez işgale uğradığını ifade etti. Sakarya Meydan Savaşı'nda uygulanan "Hatt-ı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır" stratejisiyle kırılan Yunan taarruzu sonrası düşman kuvvetlerinin geri çekilmek zorunda kaldığını ekledi.
Büyük Taarruz sonrası yaşanan takip harekâtına da değinen Dr. Aykanat, 31 Ağustos'ta dağınık halde Bursa yönüne kaçan Yunan birliklerinin demiryolu altyapısını ve erzak depolarını ateşe vererek kenti tahrip ettiğini, 2 Eylül 1922 sabahı 41. Fırka'ya bağlı süvari birliğinin şehre girmesiyle işgalin resmen sona erdiğini dile getirdi.
2 Eylül ruhunun genç kuşaklara aktarılmasının hayati önem taşıdığını vurgulayan Aykanat, Eskişehir'in yakılmış ve yıkılmış bir kent olarak küllerinden yeniden doğduğunu kaydetti. Cer Atölyeleri ve demiryolu altyapısıyla kentin iktisadi bağımsızlığın öncü merkezlerinden biri haline geldiğini ifade eden Aykanat, bu tarihi mirasın detaylarını yakından görmek isteyen tüm vatandaşları Anadolu Üniversitesi Cumhuriyet Tarihi Müzesi'ne davet etti.