Tepebaşı Belediyesi tarafından düzenlenen 18. Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu bünyesinde 8 uluslararası toplantı gerçekleştirildi. Halka açık düzenlenen organizasyonda, sempozyuma katılan 8 sanatçı bilgi, birikim ve sanatsal deneyimlerini Eskişehirlilerle buluşturdu.
Eskişehir’in köklü pişmiş toprak geleneğini sanat, bilim ve kültürle harmanlayan 18. Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu, uluslararası düzeyde bilgi ve deneyim paylaşımına ev sahipliği yaptı.
Uluslararası Sanatçılar Birikimlerini Paylaştı
Sempozyum bünyesinde organize edilen 8 ayrı oturumda sanatçılar; kendi çalışma alanları, sanatsal üretim süreçleri ve farklı ülkelerdeki pişmiş toprak kültürü üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Etkinliklere katılan sanatçılar Ayşegül Veryeri, Ercan Dural, Japonya'dan Mariko Okubo, Tuba Önder, Nilgün Salur, Özgür Yıldız, Ümit Gürsoy ve Fransa’da yaşamını sürdüren Çinli sanatçı Yin Chang, uluslararası ölçekte bir fikir alışverişi ortamı sundu.
Pişmiş Toprak Sanatı Her Yönüyle Ele Alındı
Düzenlenen oturumlarda; pişmiş toprak, terracotta, seramik, malzeme kullanımı, üretim teknikleri, sanatsal yaklaşım, çağdaş seramik uygulamaları ile farklı ülkelerin üretim gelenekleri detaylı şekilde incelendi. Farklı disiplinlerden gelen uzmanların katılımı, toplantıları küresel ölçekte bir bilgi paylaşım platformuna dönüştürdü.
Halka Açık Oturumlar Yoğun İlgi Gördü
Sanatın ve bilginin toplumla buluşturulması hedeflenen toplantılara üniversite öğrencileri, genç sanatçılar, sanatseverler ve sektör temsilcileri katıldı. Katılımcılar, davetli sanatçılara doğrudan soru sorma, farklı üretim tekniklerini inceleme ve uluslararası sanat süreçlerini ilk ağızdan dinleme imkanı elde etti.
Başkan Ataç: "Seçkinlerin Değil Halkın Buluşması"
Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, sempozyumun toplumun her kesimine açık yapısını vurgulayarak, bu organizasyonu seçkinlerin değil halkın buluşması olarak gördüklerini ifade etti. Eskişehir’in kent belleğinde pişmiş toprağın özel bir yeri olduğunu belirten Ataç; bilginin, tecrübelerin ve farklı ülke geleneklerinin öğrenciler, sektör temsilcileri ve vatandaşlarla paylaşılmasını son derece kıymetli bulduklarını dile getirdi.