Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzik Bölümü Piyano Anasanat Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 6. Uluslararası Piyano Günleri kapsamında, “Boratav Project / Sesin Bedeni” başlıklı iki piyano doğaçlama resitali gerçekleştirildi. Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonunda düzenlenen etkinlikte besteci ve piyanistler Emre Dündar ile Mehmet Ali Uzunselvi, doğaçlama müziğin olanaklarını dinleyicilerle buluşturdu.
Doğaçlama ve Bestelenmiş Seslerin Müzikal Buluşması
2007 yılında Emre Dündar ve Mehmet Ali Uzunselvi tarafından kurulan Boratav Project; sanatçıların serbest doğaçlama performanslarını ve bu performanslardan elde edilen ses malzemeleriyle ürettikleri elektroakustik yapıtları kapsıyor. Adını halk edebiyatı araştırmacısı Pertev Naili Boratav’dan alan proje, anlatı geleneklerindeki doğaçlama eylemine ve anlık üretim sürecine gönderme yapıyor. "Sesin Bedeni" başlıklı performans; önceden planlanmış ses kurgularıyla, alan içinde o an ortaya çıkan doğaçlama seslerin birleşimi üzerine kuruldu. Piyanoya, elektronik klavyelerdeki özgün ses malzemelerinin eşlik ettiği etkinlikte iki sanatçının anlık kararlarıyla biçimlenen müzikal bir yapı sunuldu.

İki Piyanodan Tek Bir Ses Bedeni Oluşturma Fikri
Projenin çıkış noktasını değerlendiren Emre Dündar, iki çok sesli enstrümanla doğaçlama yapmanın canlı bir organizma gibi belirsizlik ve risk barındırdığını belirtti. İki ayrı ikilikten tek bir ses bedeni üretmeyi hedeflediklerini belirten Dündar, bu yaklaşımı yaşam ve müzik ilişkisi üzerinden bir metaforla açıkladı. Mehmet Ali Uzunselvi ise iki piyanonun etkileşimini bir bedenin oluşumuna benzeterek, iki farklı uzvun zihinden gelen tek bir komutla ortak hareket etmesi gibi piyanoların da zamanla birbirini tamamlayan veya kışkırtan iki karaktere dönüştüğünü ifade etti.

Anlık Çağrışımlar, Zihinsel Mücadele ve Dinleyici Etkisi
Doğaçlama sürecinin yüksek konsantrasyon, sezgisel kararlar ve hızlı bir zihinsel mücadele gerektirdiğini aktaran Dündar, kaza yapma riskinin işin doğasında ve keyifli tarafında yer aldığını vurguladı. Uzunselvi ise doğaçlama esnasında yaşanan kaza ve aksaklıkların tekrar edildiğinde müziğin asli unsuruna dönüşebildiğini kaydetti. Performansın dinleyiciyle kurduğu bağa da değinen sanatçılar, seyirci varlığının otokontrol sağladığını ve dinleyicileri de müzikal yaratım sürecinin bir parçası olmaya davet ettiğini ifade ettiler.